Duygusal Hijyen

Sabah-akşam dişlerimizi fırçalıyoruz. Sık sık ellerimizi yıkıyoruz. Bir yerimiz kesilince antiseptik sürüp yara bandı yapıştırıyoruz. Fiziksel hijyen konusunda bilgimiz tam. Uygulama da, fena sayılmaz..

Peki, duygusal hijyen konusunda ne biliyoruz? Başarısızlık, kayıp, reddedilme gibi duygusal yaralar da en az fiziksel yaralar kadar sık başımıza geliyor. İlk yardım kurslarına katılacak kadar önemsiyoruz fiziksel sağlığımızı. Dişlerimiz mi önemli, duygularımız mı?

Yapılan araştırmalar, fiziksel acıda da, duygusal acıda da beyinde aynı bölgelerin etkilendiğini gösteriyor. Bir yakınınız size “O kadar çok üzüldüm ki, fiziksel acı çekiyorum.” diyorsa inanın yalan söylemiyor.

Duygusal hijyende ilk adım, yaralı olduğumuzun farkında olmak ve bunu kabul etmek.

Yardım istemek, bazen zor gelse de, bu durumda çok etkili. Yalnız olmadığımızı hissetmek en travmatik durumlarda bile bizi rahatlatır. Bu noktada sosyal bağların güçlendirilmesi önemli. Siz de yalnız kalmayın, başkalarını da yaralıyken yalnız bırakmayın.

Bizi üzen olayları konuşmak, içimizi dökmek iyi geliyor. Yalnız biraz içimizi döktükten sonra çok da kurmamak ve konsantrasyonumuzu başka konulara kaydırmak -zor olsa da- daha iyi gelecektir. Bu bazen bizi olumsuz etkileyen kişi ve ortamlardan uzaklaşmayı da gerektiriyor. Yoksa kendimize olan saygımız ve güvenimiz azalır.

Psikolog Guy Winch, kendine güven seviyesini kişinin duygusal bağışıklık sistemi olarak tanımlıyor. Araştırmalar, kendimize güvenimizin direncimizi ve strese karşı dayanıklılığımızı artırdığını gösteriyor. Kendimize güvenimizin tam olduğu zamanlarda, stresli durumlara karşı daha sağlıklı tepkiler geliştiriyoruz.

Bir yerimiz kesildiğinde dikiş mi gerekir, yara bandı yeterli midir, biliriz. Aslında duygusal yaralar için de olay aynı. Ne zaman profesyonel yardım almamız lazım, ne zaman kendi kendimize ya da bir arkadaşımızla konuşarak halledebiliriz, içten içe biliriz. Özellikle duygusal yaramızdan kaynaklanan fiziksel acı birkaç gün devam ettiyse mutlaka profesyonel yardım alalım. Nasıl fiziksel bir yaraya doğru pansuman yapmazsak kötüye giderse, duygusal yaralarımız için de aynı kural geçerli.

Lütfen yardım almak için yaraların kötüleşmesini, iltihaplanmasını beklemeyelim. O zaman tedavi daha sancılı ve daha uzun oluyor.

Önlem olarak duygusal hijyenimizi ihmal etmeyelim.

Bir de bol bol hareket edelim – hareket, fiziksel sağlığımız kadar duygusal sağlığımız için de önemli.

Tabii dişlerimizi de fırçalayalım!

IMG_9051

Reklamlar